25 Eylül 2011 Pazar

offfff !



Off be ya! Yok yok bu kez sıkıntım ne bir şarkıdan ne de bir şiirden, kendimden. Nevin’le de aynı duyguları yaşamıştım. Nevin, ilk müşterim…  Yook al malı ver parayı olmuyor işte. Yapamıyorum ki öyle. Ben insanla içiçe bir meslekten tayin oldum evhanımlığına. Terfii aldım aslında. Her çift göz farklı bir yaşamdır, hikayedir benim için. Kıyısından ucundan teğet geçen herşey yaşamıma, bir parçam gibidir. Şimdi bana bu yazıyı  yazdıran şey de aynı teğet çizgi.. yeni bir müşteri. E be kurdele ( burda kurdele ben oluyorum ) ticaret senin neyine? Otur oturduğun yerde… Yoook illa ki yeni gözler, yeni yaşamlar, yeni hikayeler… Alışmış kudurmuştan betermiş, alışmışım işte. Sözün özü, aslında sözün uzunu, sözün tatlı kısmı, tatlının kaymak kısmı şu: birkaç kişi facebook sayfamdaki ürünlerimin fiyatını istedi, ben de fiyat verdim, sonra , sonrası yok, yoktu dün geceye kadar. Birisi teğet geçene kadar, hayatıma, sanal hayatımaJ facebook sayfama değene kadar. Çok cici, çok tatlı bir abla,Selma Abla. O kadar hoş muhabbet ki gecenin yarısı, ne yarısı, yarısından da fazlası, uyumadım, ki tatlıdır uykum, sohbet ettim.. Bir dostla, bir ablayla, bir muhabbet kuşuyla sohbet eder gibi.. Allahım, öyle mi tadı kalır insanın damağında bir sohbet?  Ufff be ya! Bırakayım ben bu ticareti, dalayım sohbet odalarına.. Kaç Selma abla çıkar karşıma?   Ya da yok yok böyle tatlı sohbetleri yakalamak için ticarete devam edeyim, yoksa nerde bulcam ben bu tatlı insanları. Tamam Kurdele, ( burda Kurdele ben oluyorum dememe gerek yok artık galiba) işe, nakışa, satışa devam…  Hem Markafoni beni bekler,  aşka tutuldum ya…. Ha bu arada, bir ara da o reklamı çekenlere, çektirenlere veryansınım var, var da kafam iyi şimdi, şimdi kimseye kızamam. Selma Abla’nın terapisinden yeni çıktım…
                       Resimsiz olmasın dedim, işte kolyelerim;




Selma Abla size de uğrarsa aman dikkat! Sıkı pazarlıkçıdır ha....